Kapat

Almanya’nın İlk Cinayeti: Herero Soykırımı

Anasayfa Galeriler Almanya’nın İlk Cinayeti: Herero Soykırımı

 

Fotoğrafın altında “Herero Adam Asma Töreni” yazıyor

O Dönem Afrika’nın Durumu

1815’te Avrupa açısından, Afrika karanlık bir kıtaydı. Her zaman Avrupa’yla temas halinde olan Mısır ve Akdeniz kıyıları ile güneydeki küçük Hollanda kolonisi haricinde Afrika tam olarak bilinmiyordu.

 

Avrupalıların Afrika’nın kaderini çizdiği 1878 Berlin Kongresi

 

Bununla birlikte, 1900 yılına gelindiğinde, Liberya’daki Amerikan kolonisi ve özgür Abyssinia haricinde, kıtanın her santimini bir Avrupa ülkesi yönetiyordu.

19. yüzyılın sonuna gelindiğinde Avrupalılar Afrika’yı karıştırarak, stratejik avantajlar, zengin maden kaynakları ve toprak elde ettiler.

Hererolar Kimdir?

Almanların Güney-Batı Afrika’yı fethettiği 1884 yılında bölgede 100.000 dolayında Herero ve 20.000 kadar Nama vardı.

Bu insanlar çobanlık ve çiftçilik yapıyordu. Hererolar, dış dünya ile ilgili çok fazla bilgiye sahiptiler ve Avrupa’yla ticaret halindeydiler. Bu yönleriyle Kalahari Çölü’nde avcı-toplayıcı bir yaşam tarzı benimseyen San Bushmenlerden farklıydılar. Bu kalabalık ülkeye binlerce Alman geldi, amaçları toprakları istila etmek ve zengin olmaktı.

1900 yılına gelindiğinde, Hereroların Almanlara olan kızgınlığı savaşa dönüştü.

Savaş düşünülenin aksine kısa ve son derece acımasız geçti.

Herero Soykırımı

Ocak 1904’te, Samuel Maharero adlı bir Harare lideri 5.000 kişilik bir ordu kurdu ve ayaklanma başlattı. Birlikleri, en son teknoloji tüfeklerin yanısıra eski silahlar kullanıyordu. Aslında çoğunluğu aileler olmak üzere yaklaşık 50.000 sivilden oluşuyordu ve hızla kaybedilen toprakları geri almaya başladılar. Çok fazla çatışma da yaşanmadı.

Bu o sırada Alman yönetimi ani bir karar alarak, vali olarak Korgeneral Lothar von Trotha’yı bölgeye atadı. Trotha göreve gelir gelmez yaptığı açıklamada şöyle dedi: İsyancılar akan kanla ve parayla temizlenecekler sadece bu yöntemle kurtuluş sağlanabilir.

Ve Trotha şaka yapmadığını gösterdi. Makineli tüfekle donatılmış 1500 kişilik bir birlikle Hereroları çembere alarak, su kaynaklarından uzağa çöle yönlendirdi, daha sonra su kaynakları ile çöl arasına yaklaşık 150 kmlik silahlı insan koridoru oluşturdu. Susuz kalan yerliler su aramak için bu kaynaklara yöneldiğinde binlercesi acımasızca öldürüldü. Bu soykırımın daha başlangıcıydı.

Namibya’nın çoğu kırmızı kum tepeleri

Çatışmada başarı elde eden von Trotha, garnizonuna 10.000 kişi daha takviye etti ve 2 Ekim 1904’te aşağıdaki emirleri yayınladı:

“Bütün Herero halkı toprakları terk etmelidir. Reddederlerse, gelişmiş silahlarla müdahale edilecek. Silahlı ya da silahsız Alman sınırları içinde bulunan Hererolar vurulacak. Hiçbir tutsak alınmayacak. Herero halkı için benim kararım budur.

Bu emirden sonra Herero halkı için cehennem günleri başladı çoğu susuz çöllere sürüldü, bir çoğu açılan kamplara yerleştirilerek, işkence ve tecavüze uğradılar, öldürüldüler. Kamplarda Herero halkı üzerinde deneyler yapıldı. Tecavüz neticesinde doğan Alman ve Herero karışımı yeni ırk, Alman bilim adamları tarafından incelemeye alındı ve üzerlerine kitaplar yazıldı. Bu araştırma kitapları da daha sonra Adolf Hitler tarafından 1923-25 yılları arasında ​​cezaevinde okunacaktı.

Namibya, Almanya’nın soykırımı öğrendiği yerdi, ancak bu kelime henüz kullanılmaya başlanmamıştı. 1904 yazından 1907 yılının ilkbaharına kadar, halk von Trotha’nın emri doğrultusunda katledildi, Alman İmparatorluk Ordusu 100.000 Herero’nun yaklaşık 80.000’ini ve 19.000 Nama’nın 10.000’ini öldürmüştü.

 

Bir Cevap Yazın