Kapat

Berlin Duvarı: Soğuk Savaşın Utanç Duvarı

Anasayfa Galeriler Berlin Duvarı: Soğuk Savaşın Utanç Duvarı

Berlin Duvarı Öncesi Durum

İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda yenik düşen ve emperyalist güçlerce ele geçirilen Almanya; Amerikan, Fransız, İngiliz ve Sovyet Bölgesi olarak parçalandı. İşgalden kısa süre sonra ittifak yapan Amerika, Fransa ve İngiltere yönetim olarak birleşme kararı aldı fakat bu karara Sovyetler Birliği karşı çıktı. Soğuk Savaş yıllarının getirdiği güç gösterileri yarışında Batılı ittifak grubu Komünizm ideolojisine karşı önlemler almak isterken, diğer yandan Sovyetler Birliği de  Almanya’nın doğu kısmında yeni  otoriter bir rejim kurma çabası içindeydi ki bu durum Almanya’yı ikiye bölecek olan Berlin Duvarı‘nın oluşumuna temel hazırlamaktaydı.

Manevi Duvarın Gerçeğe Dönüşmesi

Ülkenin doğusunda yaşayan, otoriter rejimden kurtulmak isteyen halk çoğunlukla Berlin üzerinden batı yakasına kaçıyordu. Bu kaçışlarda baskıcı otoritenin dışında batı yakasının ekonomik olarak daha refah, insanların daha rahat yaşama standartları da etkiliydi. Yönetimsel olarak farklı yaşayan insanlar arasında zaten somut bir duvardan önce inşa edilen soyut duvarlar vardı. İlk başlarda batıya kaçışları engellemek için tel örgü, uyarı gibi hafif yaptırımlar olmuştu fakat önüne geçilemedi.

Sosyalist Birlik Parti lideri Walter Ulbricht insanların batı yakası ile bağını koparmak için bir duvar örme fikrini benimsedi. Kaçışların mutlak adresi Berlin’den geçtiği için bu hat üzerine bir duvar örülmeliydi. Nitekim 1961 yılında Doğu Almanya tarafından 12-13 Ağustos günü batı yakasında ‘’UTANÇ DUVARI’’ olarak adlandırılan 46 metre uzunluğundaki   2 kat beton ve 2 sıra dikenli tel ile çevirili ‘’BERLİN DUVARI’’ bir gecede örüldü.

Duvar Sonrası

Zaten fikir yönünden tamamen ayrışmış olan bu iki kutup artık aileleri, arkadaşları, eşleri de birbirinden ayıran soğuk bir duvar ile bölündü.

Duvarın doğu kısmı kaçmaya teşebbüs edenlerin daha kolay görünmesi için beyaza, batı kımına bakan tarafı ise grafitti çizimleriyle boyandı. Gözü o kadar çok korkmuş olacak ki Sosyalist yöneticiler duvarın doğu tarafına mayınlar, kapanlar yerleştirdiler. Tüm bu olağanüstü tedbirlere, gözcü kulelerine, sınıra yerleştirilen karakollara rağmen resmi olarak yaklaşık beş bin kişi kaçmayı başardı. Kazılan tüneller, uçan balonlar, canları pahasına da olsa pencerelerinden batıya atlayanlar asla vazgeçmedi. Bu uğurda yaşamını yitiren insanlar da hep üzüntüyle anıldı.

Artık doğunun kalkanı duvar, Doğu Alman Hükümeti’nin kararıyla 9 Ağustos 1989 yılında geçişlere açıldı. Duvarın her iki tarafında biriken insanlar duvarların üstüne çıkıp buluştular. Sınırları kalkan ülkede Berlin Duvarı dozerlerle yıkılarak tarihe karıştı ve bu olaydan kısa süre sonra Doğu Almanya Hükümeti de  13 Ekim 1990 yılında yıkıldı.

Duvarın yıkılmasından sonra insanların yeni düzene uyumu kolay sağlanamadı. Doğuda egemen olan sosyalist rejimle insanların eğitim ve sağlık hizmetleri parasızdı . Batıdaki halk da doğunun yeniden inşa edilmesi, yapılandırılmasından dolayı alınan vergilerden rahatsızdı. Duvarın etkileri hala hissedilmekteydi.

Berlin Duvarı Soğuk Savaşın en çarpıcı örneklerinden biridir. Günümüzde duvarın bazı kısımları ayakta kalmıştır ve duvar güzergahı boyunca sergiler, resimler, anılar yer almaktadır.

Fotoğraf Galerisi:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR: 1 2 3

 

Bir Cevap Yazın