Kapat

[:tr]Bilinenin Ötesinde Frida Kahlo[:]

Anasayfa Makaleler [:tr]Bilinenin Ötesinde Frida Kahlo[:]

[:tr]



‘’Rüyaları ve kabusları asla resmetmedim. Resmettiklerim benim kendi gerçeklerimdi.’’ Frida Kahlo

Frida Kahlo kimdir? sorusuna cevap vermek belki de verilmesi gereken en zor cevaplardandır. Yazılanlar onun yolculuğunu anlamaya yetmez. Mücadeleyle dolu bir yaşama karşı dimdik duran güçlü bir kadındır Frida. Hakkında bir çok şey yazıldı. Nerden bakarsak bakalım hiçbir zaman anlaşılamayacak. Belki de kendisi de bunu istemiştir.

Dünyaca ünlü ressam, komünist, feminist ve aşk kadını…1907 yılında Meksika’da doğmuştur ama o doğum tarihini Meksika Devrimi’nin gerçekleştiği 1910 yılı kabul etmiştir. Ruhuna yansıyan devrim sevdası onu güçlü kılan yanlarından biridir.

Öyle bir kadın düşünün  ki hayatında geçirdiği iki büyük travmaya rağmen zor olanı- yaşamayı seçmiş, ataerkil bir toplumdan gelen ve erkek çocuk düşkünü babasını hoşnut etmek için erkek kisvesine bürünmüş bir feminist. Her şeye rağmen de inadına cüretkar. ‘’Bir fahişe olarak doğdum’’ diyebilecek kadar da yürekli.






Feministler arasında görüş ayrılığı olsa da her zerresiyle buram buram feminizm kokar Frida. Sadece tablolarına bakarak bile anlayabiliriz bunu. Sıradan fırça darbeleri değildir onlar ya da yorumlamak için beynimizin ekstra bir çabaya gereksinimi yoktur. Kendisidir her biri, kendi gerçekleri…

İki büyük travma demiştik. Küçük yaşta geçirdiği çocuk felci sebebiyle bir ayağı engelli kalmıştır ve ‘’Tahta bacak Frida’’ lakabını almıştır ama o bununla savaşmıştır. Hayatını bütünüyle değiştirecek ve daha sonra resimlerinde de göreceğimiz en büyük yıkımı,  geçirdiği trafik kazasıdır. Her kadının en büyük hayali olan anneliği asla tadamayacağı gündür o gün. Yüreğindeki  imgesel oğlu ‘’Leonardo’’ asla doğamayacaktır.  Bundan sonra yapacağı her resmin ruhunda bir parça siyah olacaktır, hiçbir zaman aydınlanamayacak… Her yapıtında bir mücadele görürüz. Bazılarında Virginia Woolf’un ‘’Kendine Ait Bir Oda’sını ararız, girer düşünürüz;  bazılarında ise hiçbir zaman var olamamış ‘’İkinci Cins’i’’.  Aslında gördüklerimiz kadındır, kadınlıktır, çabadır. Verilmesi en zor kararlardan biridir, kürtajdır. Yaşam libidosu olan aşktır; bazen de rollerimizdir, cinsiyettir. Yazılanların aksine resimleri okunmalıdır, hepsi onun biyografisidir. Bu yüzdendir ki eserleri her kadının sessiz çığlığıdır, anlatılamayanlardır. Çektiği acılar aslında tüm kadınların ortak yaşanmışlıklarıdır, ortak acılarıdır.






Geçirdiği trafik kazasından sonra uzun bir süre yatağa bağımlı kalmıştır. Kendini anlatmak için yatakta çizdiği resimler, tepesinde bulunan ayna ve bakarak çizdiği farklı Frida’lar oyalamıştır onu. Tiryakinin sigarası neyse resimde odur Frida için.

Yaşadığı ikinci belki de en büyük travması aşkıdır. Tamamen iki zıt karakterin birleşmesiyle oluşan bir evlilik ve daima aldatan bir koca… Her ne kadar feminizme ters de düşse kendini yok etme pahasına aşıktır Frida Diego Rivera’ya. ‘’Kendi tenimden daha çok seviyorum seni’’ demiştir kendisi gibi komünist ve ressam sevgilisine.






Her şeye rağmen taparcasına sevdiği, boyun eğdiği adam Frida’nın hem karanlık hem aydınlık yüzüdür. Tüm karşı çıkışlara rağmen yapılan evlilikleri çözdükçe dolanan bir kördüğümdür. Öncesinde iki kez evlenmiş, ve kendinden 21 yaş büyüktür Diego. Onların birbirlerinde buldukları aşktan da öte arkadaşlık, annelik, babalıktı kim bilir. Çalkantılı aşkları boşanmayla son bulmuştur ama asla birbirlerinden kopamayan saplantılı aşıklar tekrar evlenmişlerdir. Birbirlerinde ne bulduklarını belki de hiçbir zaman anlayamayacağız.  Frida Diego’ya  yazdığı mektupların birinde şöyle demiştir:

”Senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim.Sana benim gibi bakamayan herkesten. Senin güzelliğini görememelerini anlayamadım hiç…”

 

Hayatının trajedileriyle dalga geçen ve inadına gülümseyen asi kadın 1954 yılında ölmüştür. ‘’Yatarak çok fazla vakit geçirdim. Yakın sadece.’’ diyerek gömülmeyi reddetmiştir. Külleri ise şuanda Mavi Ev’ de sergilenmektedir.




 

Frida Kahlo’nun Bazı Önemli Eserleri

Frida ve Diego’nun düğün resmi

Küçükken geçirdiği çocuk felci hastalığından dolayı bir süre yataktan kalkamamış ve iyileşmek için huni yardımıyla sakatat yemiştir

Diego’nun Frida’yı öz ablasıyla aldatmasının ardından bunalıma girmiştir ve saçlarını kesmiştir





Geçirdiği kaza sebebiyle bebeği olma ihtimali azalmıştır ve ilk hamileliği düşükle sonuçlanmıştır

İkinci hamile kalması sonucu aldırmak zorunda kaldığı bebeği ve yaşadığı çöküş

Diego’yla yaşadıkları ayrılıktan sonra çizdiği sol taraftaki Avrupa’lı Frida ve sağ taraftaki Meksika’lı Frida.

Çektiği acılar ve hiç geçmeyecek olan yaraları

Kaynaklar: http://www.oldpicsarchive.com/frida-kahlo/37/




http://www.birgun.net/haber-detay/frida-kahlo-nun-birbirinden-guzel-7-eseri-ve-hikayesi-88735.html[:]