Kapat

İstanbul’un Kayıp Adası: Vordonisi

Anasayfa Galeriler İstanbul’un Kayıp Adası: Vordonisi

Prens Adaları

İstanbul adaları, tarihte Marmara Adaları, Keşiş (Papaz) Adaları, Cin Adaları, Prens Adaları gibi isimlerle anılmıştır. Bizans dönemiyle birlikte kaynaklarda adalardan daha fazla bahsedildiği görülmektedir. 

İstanbul Adaları

Adaların isimleri şöyle: Büyükada, Prinkipo (Pityoussa); Heybeliada, Halkis (Halki, Khalkitis); Burgazada, Antigone (Antigoni, Panarmos); Kınalıada, Proto (Proti); Kaşıkadası, Pita; Sedefadası, Terevinthos; Tavşanadası, Neandros; Yassıada, Plati (Plate); Sivriada, Oksiya (Oxya)

Vordonisi Adası

İstanbul’un kayıp adası olarak bilinen ve Maltepe sahilinden 700 metre uzaklıkta bulunan tarihi Vordonisi Adası’nın tarihi ise yaklaşık 1200 yıl öncesine dayanmaktadır ve 1010 yılında meydana gelen büyük İstanbul depreminde sular altında kalmıştır.

Bölgede yaşayanlar dışında pek bilinmeyen Vordonisi, aslında iki adadan oluşuyor. Biri büyük, diğeri küçük Vordo olarak geçen adalar, İstanbul’un 10’uncu ve 11’inci adalarını oluşturuyor. Büyükada, Heybeli, Burgaz, Kınalı, Sedef, Tavşan, Kaşık, Yassı ve Sivriada’dan oluşan İstanbul Adaları’nın gizemli parçası olan Vordonosi, gelişen teknolojiyle birlikte 2000’li yıllarda daha fazla bilinmeye başladı. Bizans tarihçisi Semavi Eyice tarafından 1936’da kayıtlara geçen Vordonosi’nin, hemen karşısındaki Küçükyalı’da Satyros Manastırı’nın ikizi olduğu biliniyor.

Vordonisi adasının, Maltepe Belediyesi öncülüğünde, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Gazioğlu, Dr. Hakan Kaya, Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof.Dr. Mustafa Şahin, Düzce Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yar. Doç. Dr. Ahmet Bilir, sualtı araştırmacısı gazeteci Gökhan Karakaş, Deniz Biyoloğu Mert Gökalp, Vordonisi rehberleri Serco Ekşiyan ve Ercan Akpolat’tan oluşan bir ekiple gün yüzüne çıkartılması amaçlanmış, yapılacak çalışmayla adanın tüm özellikleriyle keşfedilerek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür Bakanlığı ve Unesco’ya bir çalışma sunularak, sonraki aşama da ise batık adanın UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınması ve turizme açılması planlanmıştır.

Üzerinde manastır kalıntıları bulunan adanın arkeolojik açıdan aydınlatılarak gün yüzüne çıkarılması için çalışmalar 2015 yılı Ekim ayında başlatılmıştı. Çalışmalar kapsamında dalış ekibi sular altında kalan adanın görüntülerini ve fotoğraflarını çekmiş, ardından konunun uzmanları tarafından araştırılması ve depremle ilgili bölgede nelerin yaşandığı öğrenmeyi amaçlamıştı.

 

KAYNAKLAR:1 2 3 4 5