Kapat

İnkalar Tarafından Tanrılara Kurban Edilen Çocuk: Juanita

Anasayfa Makaleler İnkalar Tarafından Tanrılara Kurban Edilen Çocuk: Juanita

Peru Arequipa’da bulunan, Museo Santuarios Andinos yani Andean Kutsal Mekanlar Müzesinde, ziyaretçiler için mutlaka görülmesi gereken, dünyanın en iyi korunmuş cesetlerinden biri olan Juanita mumyası sergilenmektedir.

Juanita’nın koyu saçları, yüzü, iyi korunmuş elleri ve kollarında renk değişikliği olmamıştır, mumyada neredeyse hiçbir bozulma tespit edilmemiştir. Mumyayı keşfeden Johan Reinhard, mumyanın cildinin ne kadar mükemmel korunduğunu notlarına yazmıştır.

Juanita’nın yaşamı, mumyasında görülen o huzurlu halinden öyle uzaktı ki İnka tanrılarına kurban edilmesiyle son bulan kısa bir hayatı vardı.

Bilim adamları, Juanita’nın Capaccha adı verilen törende, İnkalar  tarafından tanrılara kurban edildiğinde 12-15 yaşları arasında olduğunu tahmin ediyor.

“Kraliyet Sorumluluğu” olarak tercüme edilen Capaccha, İnkaların doğal afetlere engel olmak, verimli bir hasat geçirmek ve çoğu zaman tanrıları sakinleştirmek amacıyla, aralarında en iyi ve en sağlıklı olanları kurban ettikleri bir törendir. Juanita’nın cesedinin Andes’teki yanardağ seviyesinde bulunmasından anlaşıldığı üzere, bu cinayet dağın zirvesinde işlenmiş.

Ölüme Hazırlık

Juanita’nın kurban olarak seçilmesinden önceki yaşamı, muhtemelen olağan dışı değil. Ancak ölümüne kadar geçen sürede bazı farklılıklar göze çarpıyor. Bilim adamları, Juanita’nın iyi korunmuş saçlarından aldıkları DNA’yla o günlere ilişkin bir zaman çizelgesi oluşturmayı başardılar.

Saçlarından elde edilen veriler, ölümünden yaklaşık bir yıl önce kurban olarak seçildiğini gösteriyor. Bu varsayıma baktığımızda İnkaların patates ve sebzelerden oluşan yaygın beslenme şeklinden farklı olarak hayvansal protein içeren yiyeceklerle beslendiği anlaşılmaktadır; ayrıca büyük miktarlarda koka ve alkol kullandığı görülmektedir.

Arkeolog ve adli tıp uzmanı olan Andrew Wilson, National Geographic’e yaptığı açıklamada, İnkaların çocuk kurbanlarının yaşamlarının son altı ila sekiz haftasında, koka ve chicha alkolü verilerek yarı sarhoş geçirdiklerini belirtmektedir.

Arkeologlar, Juanita’nın ölümü sırasında muhtemelen çok uysal ve huzurlu bir durumda olduğunu düşünüyorlar. Ancak adli tıp sonuçları Juanita’nın bu kadar şanslı olmadığını gösteriyor.

Radyolog Elliot Fishman , Juanita’nın ölüm sebebinin başına sert bir cisimle vurulması sonucunda oluşan kanama yüzünden olduğunu keşfetti. Fishman, bu sert cismin beyzbol sopasına benzediği düşüncesinde. Ölüm darbesinden sonra kafatasının kanla şiştiği ve beynini yana doğru ittiği anlaşılıyor çünkü başa darbe alınmamış ölümlerde beyin kafatası içerisinde simetrik olarak kururken, Juanita’da durum farklı.

Juanita’nın Bulunması

1450 ila 1480 yılları arasında ölümünün ardından Juanita, Eylül 1995’te antropolog Johan Reinhard ve Perulu Miguel Zárate tarafından bulununcaya kadar dağın zirvesinde yalnız başına oturuyordu. Volkanik faaliyet sonucunda mezarının toprak altında kaldığı sanılıyordu.

Reinhard ve Zárate, dağdaki kraterin içinde sarılmış mumya ve beraberinde çanak, çömlek ve küçük figürler de buldu. Soğuk hava mumyanın son derece iyi korunmasını sağladı, Juanita bulunduğunda sanki bir kaç ay önce ölmüş gibiydi.

Böyle iyi korunmuş bir mumyanın keşfi anında bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Reinhard donanımlı bir ekiple bir ay sonra dağın zirvesine geri dönerek araştırmaya devam etti, iki tane daha mumyalanmış çocuk buldu. Bunlardan biri erkek diğeri kızdı.

Sonuç olarak uzmanlar, And dağları tepelerinde keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce mumyalanmış çocuk olabileceğini tahmin ediyorlar.

KAYNAKLAR: 1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir