Kapat

İran Devrimi (1979): Dünü ve Bugünü

Anasayfa Makaleler İran Devrimi (1979): Dünü ve Bugünü

İran Devrimi

1979 yılında islamcı kesimi arkasına alarak iktidara gelen, ülkenin tüm mevcut düzenini değiştiren Ayetullah Ruhullah  Humeyni,  İran Şahı Rıza Pehlevi saltanatını yıkarak 20.yüzyıla damgasını vuran, Şii mezhebi düşüncelerini benimseyen İran İslam Devrimi’ni gerçekleştirmiştir.

İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ve Eşi

Peki İran Devrim’i öncesinde İran’da gündelik yaşam nasıldı?

1979’a kadar İran anayasal monarşi ile yönetiliyordu ve ülkenin başında Pehlevi Hanedanı şahı Muhammed Rıza Pehlevi bulunuyordu. Ülkeyi 1941 yılından, mollaların yönetimi devraldığı 1979 yılına kadar yönetti. İran şahı Rıza Pehlevi batıya olan yakınlığı ile bilinmekteydi. Çağımızın bulunmaz nimeti olan petrol rezervlerinin İran’da fazlaca olması sebebiyle şahın diğer ülkelerle özellikle Amerika ile olan ilişkileri göze çarpmaktaydı. 1900’lü yılların ortalarına gelindiğinde gelişen teknolojiyle birlikte petrolün de önemi artıyordu. Petrolde altın çağını yaşayan İran arka planda dış güçlerin hedefi halindeydi. Amerika ve İngiltere’nin elinde kukla olan şah, gittikçe sağ ve komünist görüşlü halkın nefretini kazanıyordu ve verdiği imtiyazlarla da otoritesi zayıflıyordu. Bunların yanında Rıza Pehlevi ciddi anlamda kadınlara ve topluma yönelik birçok radikal değişiklikler yaptı. Kadınların peçe giymesini yasakladı, eşit şartlarda hakları olduğunu savundu. Gerek batılı kıyafetleriyle gerekse özgür düşünme yetileriyle İran halkının büyük çoğunluğu modern bir hayat yaşıyordu.

Şah laik bir devlet düzenini getirmek istedi fakat din üzerinde yaptığı reformlar sağcı kesim tarafından benimsenmedi. Kendi otoritesini muhafaza etmek için çok partili sistemi kaldırarak politik gücü elinde tuttu. Şahın getirdiği ekonomik ve sosyal yenileşme hareketlerine toplumun gericileri  adapte olamadı ve rahatsız oldu. Humeyni’nin ilk ortaya çıkışı bu ayaklanma hareketinin içinde ortaya çıktı. Şahın yeniliklerine karşı azılı muhalif olan Humeyni karşı düşünceleri sebebiyle tutuklandı ve sonrasında da  sürgüne gönderildi. Verilen imtiyazların belki de en önemlisi, bardağı taşıran son olay Rıza Pehlevi’nin Amerikan askerlerine İran topraklarında dokunulmazlık hakkı vermesiydi. Zaten Humeyni’nin şaha karşı var olan nefreti halk ile en büyük ortak noktasıydı. Üstüne bir de Humeyni’nin ‘’ İran halkının Amerikalılardan daha değersizdir’’ düşüncesini şahın kendi düşüncesi olarak halka empoze etmesi, şahın hem otoritesini hem de ona duyulan nefreti tetiklemesini sağladı. Giderek kötüleşen ekonomi, gereksiz yere harcanan paralar da üstüne tuzu biberi oldu.

Devrimin Gerçekleşmesi

Var olan düzenden memnun olmayan halk, sağcısıyla solcusuyla bütünü birbirine kenetlenerek ülkenin genelinde protestolar düzenledi . Halkın giderek saldırganlaşan tutumu ve buna karşılık da şahın baskıları, sıkı yönetimleri halkı çileden çıkardı. Artık yapacak bir şeyi kalmadığını anlayan Pehlevi İran’ı terk etti  ve otorite boşluğundan yararlanan Humeyni sürgünden ülkesine geri döndü. Ülkenin çıkarlarını korumak amacı doğrultusunda halk şahı düşürdü ve yeni yönetimde Humeyni’nin etkin bir kimliğe bürüneceğini düşünemediler. Ta ki Humeyni televizyondan yaptığı yayınla İslami tabanlı yeni bir İran yaratacağı ideolojisini belirtene kadar. Yönetime geçen Humeyni İran Devrimi‘ni gerçekleştirdi. 1979 yılının Nisan ayında yapılan referandumla bundan sonra Humeyni liderliğinde teokrasiyle yönetilecek yeni İran,  İslam Cumhuriyeti haline geldi.

Devrimden Sonra

Şah döneminde özellikle kadınlara verilen bütün özgürlükçü haklar teker teker ellerinden alındı. Sözde ahlak polisleri toplumun her kesiminden insanın her hareketini kontrol eder hale geldi. Peçe takma zorunluluğu getirildi. Şii mezhebinden olmayan insanlar bastırıldı. Mezhepçi pis zihniyet egemen oldu. Sözde yeni demokrasinin meyveleriydi bunlar. İnsanlar şah gitsin de ne olursa olsun diyerek Humeyni’ye güvenmişlerdi fakat yağmurdan kaçarken doluya tutulduklarının farkında değillerdi. Tehlikenin farkına varan halkın yasaklar listesine her gün bir yenisi ekleniyordu.

Sevmek yasak,

Tek başına sokağa çıkmak yasak,

Düşünmek yasak,

Okumak, yazmak yasak,

Peçe takmamak yasak,

Saçının bir teli bile yasak,

Direnmek yasak,

Eğlenmek yasak,

Kadınlığın yasak,

Erkeksen adamlığın yasak,

Yasak, yasak,yasak…

SERBEST OLAN TEK ŞEY İSE;

Sadece siyah…

İran’ın geleceğinde artık siyahtan başka renk yoktu.

Dünü ve bugünüyle İran Devrimi Fotoğraf Galerisi:

KAYNAKLAR: 1 2 3 4

Bir Cevap Yazın