Kapat

Tarihe Yön Vermiş Efsanevi Savaşçılar

Anasayfa Makaleler Tarihe Yön Vermiş Efsanevi Savaşçılar

Modern savaş tekniklerinin çok öncesinde, tarih efsane antik savaşçılarla doluydu. Savaşçıların becerilerinin ve savaşçı kültürünün bir bütün olarak kendi toplumlarına etkisi çok dikkat çekicidir.Aşağıda, tarih boyunca yaşamış En İyi 10 Efsanevi Savaşçı Kültürüne sahip toplumlar bulunmaktadır. Bu savaşçı grupların çoğu, antik dönemlerde yaşamışken sadece bir kaçı günümüze yakın zamanlarda görülmüştür.

10. Maori Savaşçıları

Maori savaşçılarının bu kadar ünlü olmasının sebebi, düşmanlarında bulunan ruhani güçlerin kendilerine geçmesini sağlamak amacıyla, düşmanlarının bedenlerini yiyor olmalarıdır. Maoriler, Yeni Zelanda yerlileri olan Polinezya halkıdır. Kabileler arasında çıkan savaşların sebebi ya toprak ya ruhani güçlerin ele geçirilmesini sağlamak ya da prestij içindi. Ruhani güçleri ele geçirme arzusu toplumda yamyamlığın yayılmasını önemli ölçüde etkilemiştir. Düşmalarına saldırmadan önce Maoriler etkileyici savaş dansları yaparak onları korkutmaya çalışmışlardır.

9. Şövalyeler

Şövalyeler, at üzerinde komple vücut zırhı olan mükemmel savaşçılardı. Onur, ortaçağın şövalyeleri için unsurdu. Şövalyelerin sloganı ise şöyleydi; “Zayıf, savunmasız ve çaresiz halkınız için, özgürlük için savaşın”. Savaşçılar arasında en zengin, en eğitimli olanlardı ve kendilerine ait zırhları, silahları ve atları vardı. Bazı zırhların 50 kilodan fazla ağırlığa sahip olduğu tahmin edilse de, genellikle 20-30 kg ağırlığında devasa zırhlarla savaşırlardı! Zırhlı bir atın zırhlı bir şövalyesi, savaş meydanında bir tank gibiydi. Bazen sadece zırhlarını ele geçirmek için öldürülürlerdi.

8. Roma Lejyonları

En iyi savaşçılar arasında Romalılar en organize çalışan savaşçılardı. Hiç bir işe yaramayan  kişiler bile eğitilerek, donanımlı birer Romalı savaşçıya dönüştürülürdü. Lejyonlar zaman zaman değişim gösterse de genel olarak 4500 askerden oluşmaktaydı. Güç ve otorite bakımından benzersin olan Roma İmparatorluğunun bel kemiğini oluşturuyorlardı. Genellikle ağır zırhlı piyadelerden oluşurlardı ve bir kısmı kılıç, mızrak ve kalkan kullanmışlardır. En iyi silahlarla donatılmış askeri birliklerdir. Roma İmparatorluğu muazzam askeri başarılarını bu birliklere borçludur.

7. Moğollar

Moğolların basit bir amacı vardı: Her yeri fethet, her şeye egemen ol ve her şeyi yok et. Moğollar at sırtında vahşice fetihler yapan iyi savaşçılardı. Asya ve Avrupayı fethetmişlerdi ve başlarında ünlü komutan Cengiz Han bulunmaktaydı. Disiplinleri ve at sırtında ustaca yay kullanmalarıyla ünlüler. Moğollar yön değiştirebilen, korkutucu bir uğultu çıkaran ve parçalanarak birden fazla hedefe ulaşan oklar kullanıyorlardı.

6. Apaçiler

 

Apaçi kabileleri, yıllarca İspanyollarla ve Meksikalılarla savaştı. Savaşçıları Amerika’nın ninjaları gibiydi ve öfkeleri, acımasız olmaları onları efsanevi yaptı. Genç Apaçi savaşçılar neredeyse ölene kadar eğitiliyordu. Erkekler uyumadan, hareket etmeden veya ses çıkarmadan uzun süre oturmak üzere eğitilirdi. Arkanızdan gizlice sızarak, siz farkına varmadan boğazınızı kesebilirlerdi. Çoğunlukla ahşap ve kemikten yapılmış ilkel silahlar kullandılar. Ayrıca tam bir bıçak ustasıydılar ve çok iyi balta ve mızrak atarlardı. Amerika Birleşik Devletleri’nin güneybatısını alt üst ettiler ve Amerikan ordusu karşılarında zorluk çekiyordu.

5. Ninjalar

Ninjalar 15. yüzyılda paralı askerler olarak ortaya çıktı ve casusluk, kundaklama ve suikast görevleri yaptılar. Ninjalar çoğunlukla hükümdarlar tarafından çalıştırılan gizli ve paralı askerlerdi. Asıl görevleri casusluk ve sabotaj eylemleriydi, daha sonraları suikast görevleri de yapmaya başladılar. Kanata denen kılıçlar, nefesli oklar, ninja yıldızı ve Kusari Gama denen silahlar kullandıkları biliniyor. Gecenin gizli gölgeleri olarak anılıyorlar. Öldürme ve kaybolma yetenekleri korku saldı. Ayrıca titiz eğitimlerden geçirilen usta birer dövüş ustasıydılar.

4. Samuraylar

Samuraylar orta çağ ve modern Japonya’nın erken dönemlerinde asil askerler ve katana ustalarıydı. Hayatlarını “Savaşçının Yolu” anlamına gelen Bushido eğitimine göre yönlendirdiler. Zırhlı ve silahlı, ustaları için ölmeyi göze alan ağır silahlı askerlerdi. Dünyanın şimdiye kadar kullanılan en keskin kılıcını kullandılar, bu kılıç bir insanı kolayca ikiye ayırabilecek keskinlikteydi. Ayrıca yay ve ok kullanmakta ustaydılar ve tarihin en iyi nişancıları samuraylardı. Zaten ölü olduklarına inandıkları için kolayca kendilerini tehlikenin içine atabilirlerdi. Masum insanlara karşı şiddet uygulamaları nedeniyle köylüler Samuraylara karşı isyan çıkardı. Savaşçı kültürünü sanat haline getirmişlerdir.

3. Vikingler

Viking savaşçılar, vahşi saldırıları ve kullandıkları baltalarla Avrupa’da terör estirdiler. Avrupa’da alışık olmadığı bu durum büyük bir korkuya sebep oldu. Vikingler iri vücutluydu ve kılıç, mızrak kullanmaktaki ustalıklarıyla bir çok şehir fethettiler. Dinleri savaş üzerindeydi ve öldüklerinde sonsuza dek bitmeyecek olan bir savaşta savaşacaklarına inanıyorlardı. Vikinglerin hepsi savaşçı olmayı ve savaş sahnesinde kendilerini ispatlamayı amaçladılar. Vikingler aniden saldırıyor, her şeyi yok ediyor ve hızlıca kaçıyorlardı. Ev yapımı giysileri ve silahlarıyla başarı sağlamak için hızlı ve vahşi saldırı stillerine güvenirlerdi. Bu, Vikinglerin neden Avrupa’da korkunç bir üne sahip olduğunu gösteriyor.

2. Memlükler

Memlükler, 1250 – 1517 yılları arasında Mısır ve Suriye’yi yönettiler. Memlük Savaşçıları Ortaçağda İslam’ı kabul eden köle askerlerden oluşuyordu, halifelerine, sultanlarına hizmet ediyorlardı. Zamanla, isyancı oldular, Moğollar’ı ve Haçlıları yendiler ve üç yüz yıl süren bir hanedanlık kuran güçlü bir askeri kast haline geldi.ler Memlükler İslam’ı seçtikten sonra, pek çok kişi süvari askeri olarak eğitildi. Memlukler, cesaret ve cömertlik gibi değerleri içeren furusiyye eğitimi aldılar, ayrıca süvari taktikleri, at yarışı, okçuluk ve yaraların tedavisi gibi eğitimelrden geçirildiler.

1. Osmanlı Delileri

Korkunç kıyafetleri , dev silahları ve sert tokatlarıyla dehşet saçıyorlardı. Tarihin gelmiş geçmiş en korku verici savaşçılarından olan deliler, dehşet veren bir dış görünüme sahipti. Osmanlı ordusunun önünde ilerleyen Deliler’in en önemli görevi düşmanın moralini bozmaktı. Yırtıcı hayvan postlarından yapılmış kıyafetlerinin tamamlayıcısı yine yırtıcı kuşlardan alınmış tüylerdi.  Sırtlarına kaplan postu saran Deliler’in şalvarları ise kurt ve ayı postundandı. Kafa derilerine ise tüyler saplarlardı. Evliya Çelebi, Deliler’in sırtlarına ve koltuk altlarına kartal kanadı taktıklarını söylerken, Avrupalı tarihçiler onların uzun saçlı, kuvvetli ve çok büyük bıyıklara sahip olduğunu yazıyor. Delilerin görevi ordunun önünde gitmek ve düşmana ilk taarruzu yapmaktı. Bunu çok hızlı yapan deliler, düşman askerlerini esir edip onlardan bilgi almakla da görevliydi. Silahsızken de savaşabilmek için ellerini mermer tokatlayarak büyüten Deliler, ünlü Osmanlı  tokatının da mucitleridir. Deliler birliğine girebilmek için savaşta başarılı olmak ve çok sayıda düşman öldürmek gerekliydi. Vücut ölçüleri büyük askerlerin alındığı deliler ocağının büyük çoğunluğu Türklerden oluşurdu. Avrupalı seyyahların anlattıkları sonucu Ortaçağ Avrupa’sı, Deliler’in insanüstü özelliklere sahip ölümsüz askerler  olduğuna inanıyordu.