Farklı ülkelerden tarihî çocuk fotoğrafları; oyunları, sokak yaşamını ve çocukluk anlarını bir araya getiriyor. Galerideki fotoğrafları büyüterek inceleyebilirsiniz.
Dünyanın Dört Bir Yanından Eski Çocuk Fotoğrafları
Dondurmadan Habersiz Savaşın Çocukları Sopalara Takılmış Havuç Yiyor,İngiltere,1941Dans Ederek Oyun Oynayan Çocuklar, Almanya, 1930larUlusal Muhafiz ve çantasını karıştıran çocuklar, ABD, 1968Zamane çocukları bu oyuncakları bilmez,Londra,1920Tatlı Çocuk ve Şeker Köpeği,1900lerSokakta oynayan çocuklar, Paris, 1963Kırgız Çocuklar,1921M.Kemal Atatürk ve ÇocuklarNew York Sokaklarında Dans Eden İki Çocuk,1940Noatak Yerlisi Asabi ama Tatlı Bir Çocuk,1929Polis,Hyde Parkta Yüzen Çocukları Kovalıyor, Londra, 1926Sokakta Oynayan Çocuklar, Newyork, 1908Karın keyfini çıkaran çocuklar, Japonya, 1950Karaköy sahilinde denize giren çocuklar ve polisİstanbul’un Mutlu Çocuklar, 1965Hollanda, 1933Eskimo Şifacı ve Hasta Çocuk,Alaska,1895Çocuk ve Baykuş,National Geographic,1933Çocuk Olmak Özgür Olmaktır,İtalya,1944Budapeşte Sokaklarında Keman Çalan Çingene Çocuklar,1939Bir Mirket ve çocuklar,1950Bir mahalle bakkalı önünde çocuklar, Ara Güler, İstanbul, 1960Ayakkabı hediye edilen altı yaşında yetim bir çocuğun sevinci,1946Ayakkabı Boyacıları, Galata Köprüsü, İstanbul, 1930Ağlayan Çocuk ve Köpeği,ABD,1922ABD Posta Teşkilatı Posta İle Çocuk Gönderilemeyeceğine Dair Karar Aldı,1920İstanbul Çocukları, 1900lerI. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da çocuklar
Biz küçükken çok büyüktük.
Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık.
Güzeldik biz küçükken.
Makyaj çok büyüklerin işiydi sevmezdik.
Arkadaşlarımızla beraber bir gece uyuyabilirsek eğer velinimetti bizim için, lükstü, zenginlikti. Ailelerimiz en az beş kez arardı eve beş dakika geç kaldığımızda. Otobüsteyim bile diyemezdik, otobüsle bir yere gidemezdik. Otobüs lükstü, zenginlikti. Koşa koşa eve varana dek nefes almazdık ve nerdesin sen sorusunu duymadan cevabı verirdik.
Biz bir gülerdik küçükken, kalbimiz kahkahalar atardı. .
Biz küçükken öğretmenimiz en yakın arkadaşımızla sıralarımızı ayırmasın diye, teneffüse kadar konuşmazdık.
Not yazardık birbirlerimize. .
Biz diyorum, küçükken bizdik, böyle bayağı bir kalabalıktık. Yani biz diyebileceğim kadar çok.
Biz küçükken bir büyüktük ki,
böyle kollarımızı açsak sığmazdı eni boyu.
**
Sonra mı?
Büyüdük…
Kollarımızı açtığımızda bir kişiyi bile sığdıramayacak hâle geldik. Küçülene kadar büyüdük,
çok büyüdük yâni.
BİZ KÜÇÜKKEN
Biz küçükken çok büyüktük.
Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık.
Güzeldik biz küçükken.
Makyaj çok büyüklerin işiydi sevmezdik.
Arkadaşlarımızla beraber bir gece uyuyabilirsek eğer velinimetti bizim için, lükstü, zenginlikti. Ailelerimiz en az beş kez arardı eve beş dakika geç kaldığımızda. Otobüsteyim bile diyemezdik, otobüsle bir yere gidemezdik. Otobüs lükstü, zenginlikti. Koşa koşa eve varana dek nefes almazdık ve nerdesin sen sorusunu duymadan cevabı verirdik.
Biz bir gülerdik küçükken, kalbimiz kahkahalar atardı. .
Biz küçükken öğretmenimiz en yakın arkadaşımızla sıralarımızı ayırmasın diye, teneffüse kadar konuşmazdık.
Not yazardık birbirlerimize. .
Biz diyorum, küçükken bizdik, böyle bayağı bir kalabalıktık. Yani biz diyebileceğim kadar çok.
Biz küçükken bir büyüktük ki,
böyle kollarımızı açsak sığmazdı eni boyu.
**
Sonra mı?
Büyüdük…
Kollarımızı açtığımızda bir kişiyi bile sığdıramayacak hâle geldik. Küçülene kadar büyüdük,
çok büyüdük yâni.
Biz olamadık bir daha…
Sen, ben olduk.
Büyüklük lüks değildi, zenginlik değildi.
Koşa koşa büyüdük. .
Büyürken ne de çok küçüldük…
ANKARA
03.05.1971
Ruşen Dilek Özen
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=4021919799640&set=a.4021919719638.2156363.1630801156&type=1&theater
.