Bin yıl önce eski silahlar ile yapılan bir savaş hayal edin, savaşçılar birbirlerini öldürmek için ne kullanıyordu? Kılıç mı? Yoksa sadece tek ok atabilen bir yay mı?
Asla ve asla göz ardı etmemeniz gereken bir şey var ki, o da şu; İnsanoğlu birbirini öldürmek için her zaman hayal gücünü ve yaratıcılığını sonuna kadar kullanmıştı ve atalarımız yüksek teknolojili silahlarla donatılmıştı…
5.Yaylı Tüfek
Çin’de geliştirilen tekrarlı arbalet, üstteki hazneden okları besleyen ve bir kolun elle hareket ettirilmesiyle kullanılan mekanik bir silahtır. Modern ateşli silahlardaki “yarı otomatik” çalışma biçimiyle aynı değildir.
Hazne ve kol sistemi arka arkaya atış yapılmasını kolaylaştırıyordu. Ancak “dünyanın ilk yarı otomatik silahı” iddiası yanıltıcıdır; atış hızı modele ve kullanıcıya bağlıdır. Archerie et du Valois Müzesi’nin tekrarlı arbalet kaydı bu mekanik düzeni açıklar.
Tekrarlı arbaletlerin farklı dönemlerde ve farklı amaçlarla kullanılan türleri vardır. Her örneğin zehirli ok kullandığı ya da bir çizikle kesin ölüm oluşturduğu söylenemez; “dünyanın en uzun süre kullanılan mekanik aleti” ifadesi de doğrulanmış bir unvan değildir.
4.Rum Ateşi
Rum Ateşi, Bizans’ın özellikle deniz savaşlarında kullandığı ve 7. yüzyılla ilişkilendirilen yakıcı silahtır. Bu silah yoğun bir alev topu oluşturmasının yanı sıra, suda bile yanmaya devam ediyordu. Tabi insanoğlu bununla da yetinmedi, bu teknik ilk el bombalarına da esin kaynağı oldu. Ancak Rum Ateşi düşmanı yakmak için el bombalarından daha etkiliydi.
Rum Ateşi, Bizans İmparatorluğu’nun en etkili silahıydı. Bu silah sayesinde yıllarca denizlerdeki üstünlüklerini korudular. Çin’deki ateş silahlarıyla bu Bizans tekniği arasında doğrudan bir aktarım olduğu burada kesinleştirilememektedir.
Tabi ki bu silahın ortaya çıkması aniden olmadı M.Ö. 3 yüzyılda Yunanlar ateşi yönlendirmeyi geliştirdiler ve hemen bu yöntemle nasıl birilerini öldürecekleri üzerine fikir yürütmeye başladılar.
3. Kademeli Roketler
14. yüzyılda Avrupa Kara Veba’dan ağır biçimde etkilenirken, Çinliler ise barutu bir çok askeri alanda kullanmaya başlamıştı ve havai fişek bu teknolojinin temelini oluşturuyordu. Tabi ki böyle etkili bir teknoloji sadece yeni yılı kutlamak için kullanılamazdı, birilerini öldürmesi gerekirdi.
Çinliler roket fırlatmayı ve füzeleri keşfetti. Bu canavarlar, düşmanları patlatmadan önce metrelerce yüksekliğe kadar tırmanıyordu. Daha sonra, füzenin ana yakıtı tükenince, içindeki roketler otomatik olarak ateşleniyor ve alev dolu bir fırtına yaratıyordu.
İlk çok kademeli roketler Çin donanması tarafından kullanıldı ve “Sudan Çıkan Ateş Ejderhası” anlamına gelen “huo long chi shui” olarak adlandırıldı. Çok kademeli roketler duvarları aşabiliyor ve çarptığı anda parçalara ayrılabiliyordu. Bu tür eski tasarımların ağırlık ve menzil değerleri bütün örnekler için geçerli, ölçülmüş performans verileri olarak alınmamalıdır.
2. Kara Mayınları
Orta Çağ Çin kaynaklarında erken mayın ve tuzak tasarımlarına ilişkin anlatımlar bulunur. Tek bir kişiyi tüm kara mayınlarının mucidi olarak göstermek güvenilir değildir.
İlk örnekleri zaman ayarlı iken 13. yüzyılda sivri zekalı bir arkadaş üzerine basıldığında harekete geçen mayınları tasarladı. Bu mayınlar içine yağ, barut ve demir parçaları doldurulmuş bambulardan oluşuyordu ve yerin 5 metre derinine kadar yerleştiriliyordu. Ateşleme mekanizması ise 2 çarktan oluşuyordu. Üzerine basıldığında çarklar hareket ederek kıvılcım çıkarıyor ve barutun ateş almasını sağlıyordu.
Ateşleme yöntemi için onlarca değişik yöntem kullanıldı. Bunlardan birisi yere saplanmış güzel bir kılıçtı. Kurban bu güzel silaha sahip olmak için onu topraktan çıkarmaya çalıştığı anda kıvılcım çıkaran mekanizma harekete geçiyor ve kurbanımız sahip olmak istediği silahla ayrılmamak üzere bütünleşiyordu.
1. Arşimet Kaldıracı
Muhtemelen filmlerde bir çok deniz savaşına şahit oldunuz, genelde iki düşman gemisi yan yana gelir ve toplarını ateşleyerek diğer gemiyi batırmaya çalışır, ancak deniz muharebeleri kara savaşlarına göre sandığınızdan biraz daha karmaşıktır.
Arşimet’in savunma makineleri, MÖ 3. yüzyılın sonlarında Roma ordusunun kuşattığı Sicilya’daki Siraküza ile ilişkilidir; olay Kartaca Kalesi’nde geçmez. II. Hiero döneminde hazırlanan savunmaların kuşatmada kullanıldığı antik tarih anlatımlarında aktarılır. Romalılar, surlara yaklaşmak için yan yana bağlanmış gemilerden yararlanmıştır.
Bunun üzerine Arşimet gemileri devre dışı bırakmak için dev kaldıraçlar tasarladı. Arşimet’in kaldıraçları, ucunda kanca olan kollarla gemileri yakalayarak, denizin üzerinde sağa sola savuruyordu. Arşimet’in kaldıraçlarını hareket ettiren mekanizmalar gizli olduğundan Romalılar uzun süre neyle karşı karşıya olduklarını anlamadılar hatta Tanrıların Kartacalılara yardım ettiğini düşünmeye başladılar. Siraküza’nın kuşatması ve bu savunma araçları, antik yazar Polybios’un anlatımında yer alır. Ayrıntılı mekanizmalar için yapılan modern çizimler ve canlandırmalar tarihsel yorumlardır.
Siraküza savunmasının antik anlatımı için: Polybios, Tarihler, Kitap 8.
