Kısa cevap: Günümüze ulaşan en eski hareketli görüntü kaydı, Louis Le Prince’in 14 Ekim 1888’de İngiltere’nin Leeds şehrinde çektiği “Roundhay Garden Scene” (Roundhay Bahçe Sahnesi) adlı filmdir. Yalnızca iki saniye kadar süren bu kayıtta, bir bahçede yürüyen dört kişi görülür. Bu nedenle “ilk video kaç yılında çekildi?” sorusunun en yaygın cevabı 1888‘dir.
Ancak “video” kelimesini günlük anlamıyla kullandığımızı da belirtmek gerekir. 1888’deki kayıt bir film kaydıdır; görüntüyü elektronik sinyal olarak kaydeden gerçek anlamda video teknolojisi ise 1950’lerde ortaya çıktı. Aşağıda hareketli görüntünün kısa tarihini, öncü çalışmalarla birlikte bulabilirsiniz.
Hareketli görüntüden önce: ardışık fotoğraflar
Hareketi görüntüyle kaydetme çabası, sinema kamerasından önce birbirini izleyen fotoğraflarla başladı. Fotoğraf makineleri 19. yüzyılın ortasında yaygınlaşmıştı, fakat uzun pozlama süreleri hareketli nesneleri çekmeyi zorlaştırıyordu. Kısa pozlamalı çekim teknikleri geliştikçe fotoğrafçılar hareketi kare kare yakalamayı denemeye başladı.
Muybridge’in hareketli at fotoğrafları (1878)
Eadweard Muybridge’in 1878 tarihli “The Horse in Motion” (Hareket Hâlindeki At) çalışması, bir pist boyunca dizilen çok sayıda kamerayla koşan bir atın ardışık fotoğraflarını çekti. Araştırılan soru, koşan bir atın dört ayağının da aynı anda yerden kesilip kesilmediğiydi; fotoğraflar bunun gerçekten olduğunu gösterdi. Bu kareler arka arkaya gösterildiğinde hareket yanılsaması oluşur. Ancak bu yöntem, tek bir kamerayla film çekmekle aynı şey değildir.
Benzer dönemde Fransız bilim insanı Étienne-Jules Marey de 1882’de “kronofotografik tüfek” adını verdiği, tek bir cihazla saniyede birden çok kare çekebilen bir kamera geliştirdi. Kuşların uçuşunu inceleyen bu cihaz, sinema kamerasının öncülerinden sayılır.
Roundhay Bahçe Sahnesi (1888): günümüze ulaşan en eski film
Fransız mucit Louis Le Prince, tek mercekli kamerasıyla 1888 Ekim’inde Leeds’te iki kısa kayıt yaptı: Roundhay’deki Oakwood Grange bahçesinde çekilen “Roundhay Garden Scene” ve Leeds Köprüsü’nden geçen at arabalarıyla yayaları gösteren “Leeds Bridge”. Bu kayıtlar, günümüze ulaşan en eski hareketli film görüntüleri olarak kabul edilir.
Le Prince’in hikâyesinin bir de gizemli tarafı vardır: Buluşunu Amerika’da tanıtmaya hazırlandığı sırada, 16 Eylül 1890’da Dijon’dan Paris’e giden bir trene bindi ve bir daha görülmedi. Akıbeti bugün hâlâ bilinmiyor. Bu nedenle sinemanın icadı genellikle Le Prince’ten çok Edison ve Lumière kardeşlerle anılır.
Edison ve Kinetoskop (1891–1894)
Thomas Edison’ın laboratuvarında William Kennedy Laurie Dickson’ın geliştirdiği Kinetograf kamera ve Kinetoskop izleme cihazı, 1890’ların başında hareketli görüntüyü ticarileştirdi. Kinetoskop, bir kişinin bir göz deliğinden baktığı tek kişilik bir cihazdı. İlk Kinetoskop salonu Nisan 1894’te New York’ta açıldı. Edison stüdyosunun 1894 tarihli “Fred Ott’un Hapşırığı” adlı kısa filmi, telif hakkıyla kaydedilen ilk filmler arasındadır.
Lumière kardeşler ve sinemanın doğuşu (1895)
Auguste ve Louis Lumière kardeşlerin geliştirdiği Sinematograf, hem kamera hem de projeksiyon cihazı olarak kullanılabiliyordu. Bu sayede filmler ilk kez büyük bir perdeye yansıtılıp kalabalık bir seyirci topluluğuna gösterilebildi. Kardeşler 28 Aralık 1895’te Paris’teki Grand Café’de, bilet satılan ilk halka açık film gösterimlerinden birini düzenledi. Gösterilen filmler arasında “Lumière Fabrikasından Çıkan İşçiler” de vardı. Bu tarih, birçok kaynakta sinemanın doğum günü olarak kabul edilir.
Trenin Gelişi: çekim 1895, gösterim 1896
Lumière kardeşlerin La Ciotat istasyonuna gelen treni gösteren filmi 1895’te çekildi; British Film Institute kaydına göre ilk gösterimi Ocak 1896’da yapıldı. İzleyicilerin trenin üzerlerine geleceğini sanarak topluca kaçtığı anlatısı doğrulanmış bir olay olarak kabul edilmez. Bu film, sinemanın erken halka açık gösterimleri bağlamında değerlendirilmelidir.
Türkiye’de ilk film ne zaman gösterildi ve çekildi?
Sinematograf çok kısa sürede İstanbul’a da ulaştı: İstanbul’daki ilk film gösterimlerinin 1896’da yapıldığı kabul edilir. Türk sinemasının ilk filmi olarak ise Fuat Uzkınay’ın 14 Kasım 1914’te çektiği “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” anılır. Filmin bir kopyası günümüze ulaşmadığı için bu kayıt tarihçiler arasında tartışmalıdır.
Peki gerçek anlamda “video” ne zaman icat edildi?
Film, görüntüyü ışığa duyarlı bir şerit üzerine kimyasal olarak kaydeder. Video ise görüntüyü elektronik sinyale çevirerek kaydeder. Televizyonun öncülerinden John Logie Baird, 1920’lerin sonunda televizyon görüntülerini deneysel olarak plaklara kaydetmeyi başardı. Ancak televizyon yayınlarını kaydedip tekrar oynatabilen ilk ticari video kayıt cihazı, Ampex şirketinin 1956’da tanıttığı manyetik bantlı kayıt makinesiydi. Ev tipi video kaset formatları (Betamax ve VHS) 1970’lerin ikinci yarısında yaygınlaştı.
Kısaca: hareketli görüntünün kronolojisi
- 1878: Muybridge, koşan atın ardışık fotoğraflarını çekti.
- 1882: Marey, kronofotografik tüfeği geliştirdi.
- 1888: Louis Le Prince, “Roundhay Garden Scene”i çekti; günümüze ulaşan en eski film.
- 1894: New York’ta ilk Kinetoskop salonu açıldı.
- 1895: Lumière kardeşler Paris’te halka açık, ücretli film gösterimi yaptı.
- 1914: Türkiye’de çekilen ilk film olarak kabul edilen “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı”.
- 1956: Ampex ilk ticari video kayıt cihazını tanıttı.
İlgili yazı: İlk fotoğraf ne zaman çekildi? Fotoğrafçılıkta ilkler
Kaynaklar: National Science and Media Museum, Louis Le Prince · MoMA, Muybridge’in at hareketi çalışmaları · BFI, Arrival of a Train ve ilk gösterim anlatıları · Britannica, History of the motion picture
