Büyük Hatay Depremi; MS 115 yılının 13 Aralık sabahında Roma İmparatoru Trajan Ermenistan’daki bir sefer dönüşünde kışı Antakya’da geçirmek istedi. İmparatorun Antakya’da bulunduğu sırada şiddetli ve yıkıcı bir deprem oldu.
Asi vadisinde meydana gelen ve modern kaynaklarda büyüklüğü yaklaşık 7,5 olarak tahmin edilen deprem, Antakya, Daphne ve Apamea dahil olmak üzere dört antik kenti neredeyse tamamen yok etti. Tüm Yakın Doğu ve Doğu Akdeniz’den Rodos’a kadar hissedilen deprem, İsrail’in liman kenti Kayserya’yı vuran bir tsunamiye de yol açtı.

Asi Nehri üzerindeki Antakya, Greko-Romen döneminin en önemli şehirlerinden biriydi. M.Ö. 300 yılında Büyük İskender’in generallerinden I. Selevkos tarafından kurulmuş ve Seleukoslar’ın başkenti olmuştu. Antik kent , Asi Nehri’nin doğu yakasında yer alıyordu. Şu anda kısmen modern Antakya şehri (Türkiye) içinde kalmaktadır. Konumu sebebiyle Antakya bir ticaret merkezi haline gelmiş aynı zamanda farklı kültürlerin birarada yaşandığı bir kent haline gelmiştir. Küçük Asya, İran ve Hindistan’dan gelen kervanlar şehre uğramışlardır. Roma, M.Ö. 64’te Suriye’yi fethettikten sonra, şehir bir Roma kalesi haline gelmiştir. Forum, amfitiyatro, hamamlar, hipodrom, tiyatro, sütunlu büyük bir cadde ile lüks bir hayat süren şehirde ayrıca çeşmeler, kamu binaları ve villalara su taşıyan bir su kemeri bulunuyordu. Şehir giderek gelişti ve yıllarca “Doğu’nun Kraliçesi” olarak anıldı. MS 115’teki kent nüfusuna ilişkin rakamlar tarihî tahminlerdir; modern bir nüfus sayımı gibi kesin kabul edilmemelidir.

Felaketin en çarpıcı anlatımı Romalı tarihçi Cassius Dio’dan geldi. İmparator Trajan’ın şehirde kışlaması nedeniyle deprem anında Antakya’nın daha da kalabalık olduğundan bahsetmişti.
“İmparator Antakya’da konaklarken korkunç bir deprem oldu; birçok şehir etkilendi, ancak Antakya en talihsiz olanıydı. İmparator Trajan’ın şehirde bulunması sebebiyle çok sayıda asker, bürokrat, çok sayıda sivil buraya akın etmişti dolayısıyla zarar gören sadece Antakya halkı değil; Roma egemenliği altındaki tüm imparatorluktu.”
Daha sonra, halkın tanık olduğu yıkımın dramatik bir tasvirini yaptı.
Önce birdenbire büyük bir kükreme duyuldu sonra bunu muazzam bir sarsıntı izledi. Yeryüzü yükseldi ve binalar havaya sıçradı; yıkıldı ve parçalandı, bir kısmı ise denizin kabarmasıyla bir o yana bir bu yana savruldu, devrildi ve büyük bir alan enkaz yığınına dönüştü.
Deprem Sonrası
İmparator Trajan hayatta kaldı ve hafif yaralarla kurtuldu, ancak artçı depremler birkaç gün devam ettiği için arenaya sığınmak zorunda kaldı. Yöneticilerin yanı sıra birçok asker öldü. En önde gelen kurbanlardan biri, konsül ordinarius Marcus Pedo Vergilianus’du. Depremde 260.000 kişinin öldüğü sık aktarılan bir tahmindir; bu büyüklük ve can kaybı rakamları olay sırasında yapılmış modern ölçümler değildir. Kent büyük bir yıkım ve nüfus kaybı yaşadı.
Felaketten kısa bir süre sonra Trajan şehri restore etmeye başladı. Daphne ile Antakya arasında bulunan 6 km uzunluğundaki su kemeri ciddi şekilde hasar gördüğünden, Trajan yeni bir su kemerinin inşasına başladı, eski su kemerinin bir kısmını ise onardı. Trajan’ın projeyi bitirecek kadar ömrü olmadı ve çalışmalar Hadrian tarafından tamamlandı.

Dönemin Roma İmparatorları


Antik anlatı: Cassius Dio, Roma Tarihi, kitap 68, bölümler 24–25. Dio’nun yıkım anlatısı, modern sismolojik büyüklük ve nüfus tahminlerinden ayrı değerlendirilmelidir.

