DOSYA HABER | TARİH
Spot:
29 Ekim 1923 akşamı saat 20.30’da Türkiye Büyük Millet Meclisi, devletin yönetim biçiminin cumhuriyet olduğunu ilan etti. On beş dakika sonra Mustafa Kemal Paşa ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bu kararın metni ise bir gece önce, Çankaya’daki bir akşam yemeğinin ardından kaleme alınmıştı. Peki o yemekte kimler vardı, Meclis’te kaç kişi oy kullandı ve 29 Ekim ne zaman bayram oldu?
Kaynak: Bu dosya, olayların Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’taki anlatımına ve bu anlatımı aktaran basın derlemelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Kaynakların ayrıştığı noktalar metinde belirtilmiştir.
Cumhuriyet’in ilan edildiği Birinci Meclis binası (bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi), Ankara, 29 Ekim 2021. Fotoğraf: A. Savin, Wikimedia Commons (Free Art License).
Ankara’da kurulamayan hükümet
1923 sonbaharında Ankara’da bir yönetim tıkanıklığı yaşanıyordu. O günkü sistemde ayrı bir devlet başkanı yoktu; Meclis hem yasa yapıyor hem de bakanları tek tek kendi içinden seçiyordu. Her bakanın ayrı ayrı oylanması, hükümet kurmayı pazarlıklara açık, yavaş ve kırılgan bir işe dönüştürüyordu.
27 Ekim 1923’te İcra Vekilleri Heyeti, yani hükümet istifa etti. Yeni kabine için hazırlanan listeler Meclis’in güvenini kazanacak biçimde bir türlü tamamlanamadı. CNN Türk Bunalım, sistemin kendisinin değişmesi gerektiği düşüncesini güçlendirdi.
28 Ekim akşamı: Çankaya sofrası
28 Ekim akşamı Mustafa Kemal Paşa, Meclis’te kendisini bekleyen Kemalettin Sami ve Halit paşaları akşam yemeğine çağırdı. İsmet Paşa’yı, Millî Müdafaa Vekili Kâzım Paşa’yı ve Fethi Bey’i de Çankaya’ya davet etti. Köşke vardığında, kendisiyle görüşmek için orada bekleyen Rize mebusu Fuat Bey ile Afyonkarahisar mebusu Ruşen Eşref Bey’i buldu; onları da sofraya alıkoydu. Hürriyet – Atatürk’ün anlatımıyla Cumhuriyet’in ilanı
Nutuk’taki anlatıma göre yemek sırasında Mustafa Kemal Paşa kararını açıkladı: “Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz.” Sofradakiler bu düşünceye hemen katıldı. Ertesi gün kimin ne yapacağı orada kısaca kararlaştırıldı.
Bazı derlemelerde sofradakiler arasında Ali Fuat Paşa’nın adı da geçer. Nutuk’taki listede ise bu ad yer almaz.
Gece yazılan kanun
Konuklar ayrıldıktan sonra Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa’yla birlikte çalışmaya oturdu. İkisi, 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun, yani yürürlükteki anayasanın bazı maddelerini değiştiren bir tasarı hazırladı.
Tasarının özü tek bir cümleydi: “Türkiye Devleti’nin hükümet şekli Cumhuriyettir.” Diğer değişiklikler bu cümlenin gereğini yerine getiriyordu: Cumhurbaşkanını Meclis kendi üyeleri arasından seçecek, cumhurbaşkanı başvekili atayacak, başvekil de bakanlarını seçip onaya sunacaktı. Böylece bakanların tek tek Meclis’te seçildiği düzen sona eriyor, hükümet bunalımını doğuran mekanizma ortadan kalkıyordu.
29 Ekim: Meclis’te üç saat
Ertesi gün önce Halk Fırkası grubu toplandı. Hükümet bunalımı tartışılırken söz Mustafa Kemal Paşa’ya verildi; o da çözümün anayasa değişikliğinde olduğunu söyleyerek gece hazırlanan tasarıyı sundu.
Meclis Genel Kurulu akşam saat 18.00’de açıldı. Tasarının hemen görüşülmesi kabul edildi. Kürsüye gelen mebusların konuşmalarının ardından kanun, “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleri arasında kabul edildi. Mustafa Kemal Paşa’nın kaydettiğine göre saat 20.30’du.
On beş dakika sonra, 20.45’te cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Oylamaya 158 mebus katıldı ve 158 oyun tamamı Ankara mebusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya çıktı. İlk cumhurbaşkanı kürsüden yaptığı kısa teşekkür konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.”
Karar aynı gece telgrafla bütün yurda bildirildi. Gece yarısından sonra her yerde 101 pare top atıldı.
İlk hükümet
Yeni düzen hemen işlemeye başladı. Cumhurbaşkanı, ilk hükümeti kurma görevini İsmet Paşa’ya verdi; Fethi Bey de Meclis Başkanlığı’na seçildi. Günlerdir kurulamayan hükümet, sistem değişir değişmez kuruldu.
Yanlış bilinenler
- Cumhuriyet bir gecede düşünülmedi. Bir gecede yazılan şey kanun metniydi. Karara giden yol çok daha uzundu: 23 Nisan 1920’de Meclis açılmış, 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılmış, 13 Ekim 1923’te Ankara başkent yapılmıştı. Cumhuriyet’in ilanı, fiilen işleyen bir düzenin adının konmasıydı.
- Meclis’in tamamı oy kullanmadı. Karar, oturumda hazır bulunan 158 mebusun oybirliğiyle alındı. Meclis’in üye sayısı bundan epeyce fazlaydı; mebusların önemli bir bölümü o akşam salonda değildi.
- Halifelik aynı gün kalkmadı. Cumhuriyet ilan edildiğinde İstanbul’da hâlâ bir halife vardı. Halifelik dört ay sonra, 3 Mart 1924’te kaldırıldı.
- 29 Ekim hemen bayram ilan edilmedi. İlk yıl dönümü 1924’te bir kararnameyle, 101 pare top atışıyla kutlandı. 29 Ekim’in millî bayram olması ise 19 Nisan 1925’te çıkarılan kanunla kesinleşti.
- Karar Meclis’in ikinci binasında alınmadı. Cumhuriyet, Ulus’taki ilk Meclis binasında ilan edildi. Bugün Cumhuriyet Müzesi olan ikinci bina 1924’te kullanılmaya başlandı.
Neden 29 Ekim?
Cumhuriyet’in ilanı, çoğu zaman tek bir geceye sığdırılarak anlatılır. Oysa 28 Ekim gecesi yazılan birkaç madde, üç buçuk yıldır fiilen var olan bir yönetimin hukuki adını koymuştu: Egemenlik zaten Meclis’teydi, saltanat zaten kalkmıştı, başkent zaten Ankara’ydı. Eksik olan, devletin başının kim olacağı ve hükümetin nasıl kurulacağı sorularının cevabıydı.
Bir hükümet bunalımı, bu cevabın verilmesini kaçınılmaz kıldı. Çankaya’daki sofrada alınan karar, yirmi dört saat geçmeden kanun oldu.
Kaynakça
- Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk (Cumhuriyet’in ilanına ilişkin bölüm); aktaran: Hürriyet, “Atatürk’ün anlatımıyla Cumhuriyet’in ilanı”.
- CNN Türk, “Türkiye Cumhuriyeti 102 yaşında”, 29 Ekim 2025.
- Cumhuriyet, “29 Ekim 1923’te Türk milletinin tarihinde yeni bir devrin kapıları açıldı”, 29 Ekim 2024.
Kapak görseli: Fotoğraf: A. Savin, Wikimedia Commons (Free Art License); kırpılarak kullanılmıştır.
